Adi Ortaklık Kuruluşu ve Kurum İşlemleri.
Türkiye’de adi ortaklık, en basit şirket türlerinden biri olarak kabul edilir ve genellikle küçük ölçekli girişimler için tercih edilir. Adi ortaklık, iki veya daha fazla kişinin ortak bir amaç doğrultusunda emek ve sermayelerini birleştirmesiyle kurulur. Bu ortaklık türünde resmi bir kuruluş prosedürü bulunmaz; ortaklar arasında yapılan yazılı veya sözlü sözleşme yeterlidir. Ancak yazılı sözleşme yapılması, ileride doğabilecek anlaşmazlıkların önlenmesi açısından büyük önem taşır. Ayrıca adi ortaklık şirketinin kurulabilmesi için ilgili kurum ve kuruluşlar yazılı sözleşme yaparak taahhüt altına alınmasını talep etmektedir.
Adi ortaklıkta tüzel kişilik bulunmadığından, ortaklık adına ayrı bir gelir ve kurumlar vergileri türü üzerinden mükellefiyet açılmaz. Adi ortaklıkta kdv, muhsgk gibi beyannamelerin bir kısmı ortaklık üzerinden işlem görmekte iken kar-zarar sonuçlarını ortaklar, kendi paylarına göre gelir vergisi beyannamesi ile beyan ederler. Bu yönüyle adi ortaklık, limited veya anonim şirketlere kıyasla daha basit bir mali yapıya sahiptir. Ortakların sorumluluğu ise sınırsızdır; yani ortaklık borçlarından dolayı her ortak tüm malvarlığıyla sorumlu tutulabilir. Bu durum, adi ortaklığın riskli yönlerinden biridir.
Kurum işlemleri açısından adi ortaklık, ticaret siciline tescil edilmez. Ancak faaliyet gösterilecek alana göre vergi dairesine başvuru yapılması ve ortakların mükellefiyet kaydının açılması gerekir. Ayrıca işyeri açılacaksa belediyeden ruhsat alınması zorunludur. Çalışan istihdam edilmesi halinde Sosyal Güvenlik Kurumu’na işveren kaydı yapılır ve sigorta yükümlülükleri yerine getirilir. Ortaklık faaliyet alanına göre ek izinler de gerekebilir; örneğin gıda sektöründe faaliyet gösteren bir adi ortaklık için ilgili kurumların denetim ve onayları alınmalıdır.
Adi ortaklıkta karar alma süreçleri ortaklar arasında yapılan sözleşmeye göre şekillenir. Ortakların eşit söz hakkına sahip olması, işleyişte uyum ve güvene dayalı bir ilişkiyi zorunlu kılar. Ortaklık sona erdiğinde ise tasfiye işlemleri yapılır ve ortakların alacakları paylar sözleşmede belirtilen esaslara göre dağıtılır.
Sonuç olarak adi ortaklık, kuruluş ve kurum işlemleri bakımından en basit şirket türüdür. Resmi prosedürlerin azlığı ve düşük maliyetli yapısı nedeniyle girişimciler için cazip bir seçenek olabilir. Ancak tüzel kişiliğin bulunmaması ve ortakların sınırsız sorumluluğu, bu ortaklık türünün en önemli dezavantajlarıdır. Bu nedenle adi ortaklık kurmayı düşünen kişilerin, işin niteliğini ve risklerini dikkatle değerlendirmesi gerekir.
